İçeriğe geç
Blog'a dön

UGC'de nişini bulmak: daha çok içerik değil, net bir konum

YYougee ekibiYougee Blog

"Her şeyi çekerim" demek esnek görünür. Markanın gözünde ise seni hatırlamak için bir neden bırakmaz.

Yeni başlayan pek çok UGC creator aynı şeyi yapıyor: her kategoriden birkaç video çekip portfolyoya koyuyor. Cilt bakımı, kahve, telefon kılıfı, evcil hayvan maması. Mantık şu: ne kadar geniş olursam o kadar çok marka beni seçer.

Pratikte tersi oluyor. Marka bir creator ararken kafasında belli bir ürün, belli bir kitle ve belli bir video türü var. Portfolyon her şeyi biraz gösteriyorsa, aradığı şeyi net göremiyor ve bir sonrakine geçiyor.

Daha çok içeriğe değil, daha net bir konuma ihtiyacın var.

Niş, üç sorunun kesişimi

Nişi bir kategori adı gibi düşünmek ("güzellik", "teknoloji") işi zorlaştırıyor. Daha kullanışlı bir tanım: kimin için, hangi problemle, hangi formatta üretiyorsun?

  • Kim için: Ürünü kullanan kişi kim? "Kadınlar" değil, "sabah rutinine beş dakikadan fazla ayıramayan yoğun çalışanlar" gibi.
  • Hangi problem: O kişinin günlük hayatta takıldığı şey ne? Markalar ürünlerini bir problemin çözümü olarak anlatmak ister.
  • Hangi format: En iyi hangi videoyu çekiyorsun? Kutu açılışı, önce ve sonra, tek çekimde anlatım, sokak röportajı tarzı.

Üçünün kesiştiği yer senin konumun. "Yoğun çalışanlar için hızlı rutinleri, tek çekim anlatımla gösteren creator" cümlesi, "güzellik içerikleri üretiyorum" cümlesinden çok daha kolay hatırlanır.

Kendi işlerinden geriye doğru çalış

Nişi bulmak için oturup ilham beklemene gerek yok. Elinde zaten veri var: çektiğin videolar.

  • Son çektiğin videoları yan yana koy. Hangilerini çekerken zaman nasıl geçti anlamadın?
  • Hangileri için markalardan ya da izleyicilerden soru geldi? "Bunu nereden aldın", "bunu bize de çeker misin" gibi.
  • Hangilerini yeniden çekmek zorunda kalmadan tek seferde bitirdin? Kolay akan iş, genelde güçlü olduğun yerdir.

Bu üç listede tekrar eden ürün türü ve format, nişine giden en kısa yol. Tahmin etmek yerine kendi geçmişini okuyorsun.

Niş bir kafes değil

En sık duyulan endişe şu: nişimi daraltırsam diğer markaları kaçırırım. Konum seçmek, diğer işleri reddetmek anlamına gelmiyor. Portfolyonun ilk ekranında ne gördüklerini belirliyor.

Net bir konumla gelen bir creator'a markalar çoğu zaman yakın kategorilerden de iş getiriyor; çünkü neyi iyi yaptığını biliyorlar. Belirsiz bir portfolyoya ise kendi kategorilerindeki işi bile vermekte zorlanıyorlar.

Konumunu birkaç ay dene, gelen tekliflere bak ve gerekirse ayarla. Niş bir kez seçilip sonsuza kadar taşınan bir etiket değil; işinle birlikte gelişen bir tarif.